Kanser olduğuna inanmakta çok zorlandı, biyopsiden adeta kaçtı… Güvendiği doktorlara kendini teslim etti ve şimdi çok mutlu – umutlu

Büyük bir inanç ve umutla meme kanseri tedavisini tamamlayan İzmirli hastamız Nurşen Bazoğlu

Hayat dolu, güler yüzlü hastamız Nurşen Bazoğlu tedavi sürecini umut dolu fotoğrafları ile paylaşıyor

KANSER!!! Ne kadar uzaktı bana… 18.08.2015 tarihine kadar.

Her banyodan sonra yaptığım rutin kendi kendine meme muayenemde sol mememde küçük bir sertlikle karşılaştım. önceleri önemsemedim, ama aklım hep orada…

3. gün hala duruyor 🙁

Korkuyorum… Yeğenim bakıyor ve “hemen hastaneye gidiyoruz” diyor… Endişeliyim, ama kendime konduramıyorum kanseri; “Yok, yok. Benim ailemde yok ki kanser!!”

Gidiyoruz önce bir cerraha bakıyor. “Süt bezesi olabilir diyor.. :)” Rahatlıyorum. “Ama yaşınız 40, yine de ultrason ve mamografi bir bakalım” diyor…

İniyoruz, mamografi çekiliyor, ve ultrasonu çeken bayan doktor endişeli bakıyor. “Hımm, hiç hoşlanmadım” diyor, “ama olsun, çok iyi cerrahlarımız ve estetik doktorlarımız var, artık meme kanserinde çok ilerledik” diye de ekliyor.

Anlamlandıradığım bir şeyler oluyor., bir başka açıdan daha mamografi istiyorlar.. 🙁 Ters giden bir şeyler var, ağlıyorum, neler oluyor, ben kanser miyim????

Çok korkuyorum ve inanmak istemiyorum, kabus gibi…

Doktor biyopsi diyor hemen! “Evet, burada bir kitle var, ama iyi mi kötü mü, bunu ancak biyopsi ile anlayabiliriz…” Kaçıyorum biyopsiden; İzmir, İstanbul, Antalya dolaşıyorum…

İnanamıyorum, hepsi aynı şeyleri söylüyor “biyopsi!!!”

“Hayır, biyopsi yaptırmayacağım!” diyorum, sanki gerçekleri duymaktan korkuyorum. Duygularım çok karmaşık. Avazım çıktığı kadar ağlıyorum, küçücük bir kızım var ve sanırım kanserim 🙁

Bütün bu yorgunluklardan sonra İzmir’de çok başarılı bir cerrahla görüşüyorum, sıcak geliyor bana.

Bu hastalıkta doktorunuza güvenmek çok önemli.

Tabii ki bütün hastalıklarda öyle, ama bu çok hassas bir konu.

“Tamam” diyorum. Bütün kaçışlarım nafile 7 Ekim 2015’te ameliyat oldum. Mastektomi ameliyatı. Evet, bilmeyen ne diyorsun der, ben de öğrendim tüm bunları “mastektomi“, “metastaz” ne demek.

Allah’ım, ne kadar yabancıydı bütün bunlar bana…

Doktorum ameliyat esnasında annemleri aramış, “memenin tamamını alıyorum, hücrelerde bozulma var” demiş. “Tamam” diyorlar çaresiz…

Son derce güzel ve başarılı geçen bir ameliyattan sonra doktorum 10 gün sonra kemoterapi alıp almayacağına bakacağız, heyet karar verecek diyor.

Evettt, 10 gün sonra gidiyorum, çok heyecanlıyım.

Doğum yaparken bile bu kadar heyecanlanmamıştım…

Doktorum bakıyor, “Evet, kemoterapi alacaksın” diyor. Yalvarıyorum, ne olur almayayım, yok mu bunun bir hapı?! “Yok, seni şimdi bir onkoloğa göndereceğim en uygun tedavi yöntemini onunla konuşmalısın.” diyor.

“Peki” diyorum, kendimi çaresiz hissediyorum. Avazım çıktığı kadar ağlıyorum Alsancak’ın ortasında…

Sonra onkoloğa gidiyorum, çok tatlı bir doktor, “Ben kemoterapimi Antalya’da alacağım” diyorum. “Tamam” diyor ve ekliyor “Orada Mustafa Özdoğan var, kesinlikle ona git.”

Kemoterapi almak istemiyorum, ama korkuyorum bir taraftan da ya hastalık tekrarlarsa diye. Karar veriyorum ve randevu alıyorum Prof. Dr. Mustafa Özdoğan’dan.

Gidiyoruz annem, ben ve kardeşim, iyi ki varlar!.. Bekliyoruz, korkuyorum. Oben hocam alıyor bizi içeri, anlatıyorum bütün bu olanları. “Tamam, Mustafa hocam gelsin, o karar verecek.” diyor.

O kadar çok konuşuyorum ki, canım Oben hocam sabırla dinliyor…

Veee Mustafa Özdoğan hocam geliyor odaya, Oben hocam anlatıyor, o dinliyor, bir taraftan da bilgisayara sürekli bir şeyler yazıyor. Ne kadar naif ve kibar bir insan diye düşünüyorum o ilk muayenem sırasında.

Kemoterapi almam gerektiğini anlatıyor. Ama ben de diyorum ki “Yok, almayacağım, niye alayım ki! Ben ameliyat oldum, iyiyim. madem tümör alındı, neden hala kemo almalıyım?”

“Bak” diyor, “Çok güzel bir ameliyat olmuşsun, sağlıklı geleceğine harika bir kapı yaptırmışsın, ama anahtarı yok. Gel birlikte bu anahtarı yapalım, bir daha sorun yaşamayalım”. Ve bana “adjuvan yani koruyucu kemoterapi“yi anlatıyor.

Harika bir insan, harika bir doktor. Mustafa Özdoğan hocamla görüştükten sonra gönül rahatlığı ile kararımı verdim ve 8 kür kemoterapi aldım.

Her zaman hastaneye güle oynaya gittim. Onkoloji bölümü hemşireleri, doktorları o kadar güler yüzlü ve harika insanlar ki, hepsi birbirinden değerli.

Artık biz kocaman bir aile olduk 🙂

Antalya Memorial Kemoterapi ve Sanat Merkezimiz var ve korkarak, ağlayarak çıktığım bu yolda doktorum Mustafa Özdoğan sayesinde ben kanseri yendim, çok mutluyum…

Sakın internetten duyduklarınızla gereksiz korkulara kapılmayın, mutlaka iyi araştırıp tecrübeli ve doğru kişileri bulun, ki ben bu konuda çok şanslıydım.

 

🙂 Teşekkür ederim

Sevgili doktorum Mustafa Özdoğan

ve onun harika ekibine…

Annesini her şeyden çok seven Alper Can Ateş, annesinin meme kanseri tedavi sürecini anlatıyor