19. yüzyıl: Cerrahinin altın çağı

Anestezi ve antisepsis yöntemlerinin gelişmesi 19. yüzyılı cerrahinin altın çağı yapmıştır. Cerrahi disiplinde hastalar için olumlu sonuç veren, daha güvenli hale getirilmiş pek çok keşif temel prensiplerle hızlı bir şekilde gelişmiştir. Dezenfeksiyon (enfeksiyon etkenlerinden arındırmak), sterilizasyon (tüm mikroplardan tamamen arındırma) ve steril eldivenler kullanmak dönüm noktası olan ilk hareketler olmuştur. Genel anestezi cerrahların, aynı zamanda kesinlikle hastaların da işini kolaylaştırarak ameliyat yöntemini kökünden değiştirmiştir. James Blundell 1818 yılında postpartum (doğum sonrası) kanama için kan nakli girişiminde bulunsa da, güvenli kan nakli 20. yüzyılın başlarında Karl Landsteiner’ın kan gruplarını keşfetmesiyle başarılı olmuştur. Bunun yanında 17. yüzyılda İngiltere’de Hooke ve 19. yüzyılda Almanya’da Müller ve Virchow’un normal hücreler ve onların kanserli akrabalarının mikroskop kullanarak tanımlamaları, kanser hastalığına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Müller, kanserin yaşayan hücrelerden oluştuğunu açıklayarak ve metastazın bu hücrelerin yayılımına bağlı olduğunu öne sürerek, kanserin kaynağıyla ilgili humoral (sıvısal) teorilere son vermiştir. Meme kanserinin lenf damarları yoluyla koltuk altı lenf bezlerine yayılım göstermesi, çeşitli eksizyon (aksiller diseksiyon) tekniklerinin temelini oluşturmuştur.

19. yüzyılın ortalarında cesur ve radikal cerrahilere özgürlük tanınmıştır. İngiltere’de Charles Moore ve Almanya’da Kuster ve Volkmann birbirine paralel yollar izlemiştir. Koltuk altı lenf bezi diseksiyonu İngiltere, Liverpool’da William Banks tarafından 1882 yılında gerçekleştirilmiştir. O zamanların koşullarında tahrip edici gözüküyor olsa da, bu sayede hastalığın yayılımını incelemek için büyük bir fırsat yakalanmıştır. Yüzyılın sonlarında meme kanseri cerrahisi, A.B.D, Baltimor Johns Hopkins Hastanesi’nde Cerrah olan Profesör Dr. William S. Halstead ile anılmaya başlanmıştır. Yayılımı önlemek için tek parça olarak dokuları almak ve hastalığın tekrarlamasını engellemek için göğüs duvarı kası olan pektoralis majörü almak üzerine yaptığı radikal mastektomi ameliyatı (ilk 1894’de bildirildi), günümüz modern meme kanseri cerrahisinin temelini oluşturmuştur ve gelecek nesil cerrahların gayretle yürüdüğü tartışmasız yol haline gelmiştir.

Ülkemizde ilk meme kanseri cerrahileri 1890’ların sonunda yani çok erken denilebilecek bir dönemde, Türkiye’de modern cerrahinin kurucu hekimi olarak bilinen Dr. Cemil Topuzoğlu tarafından yapılmıştır.

1886’da ise Gülhane’deki Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi (Mekteb-i Tıbbıye-i Askeriye) bitiren Dr. cemil Topuzoğlu 1887’de cerrahi uzmanlığı için Fransa’ya (Paris) gönderildi. Üç yıl Paris’te St. Louis Hastanesi’nde asistan olarak çalıştı. 1890’da İstanbul’a döndü ve Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nin Hariciye bölümü şefliğine atandı. Dr. cemil Topuzoğlu, meme kanseri için ameliyat ettiği bir kadında koltuk altını temizlerken bir arteri yaralıyor. Kesilmiş olan arter karşılıklı sütüre ediliyor. Aynı durum bir başka hastada da oluyor. Bu vakalar ve yaptığı teknik yöntemi 1897’de Moskova Cerrahi Kongresi’nde tebliğ ediyor. Amerika’da Alexis Carel ise aynı tekniği 5 yıl sonra 1902’de yayınlamıştır… Uzun yıllar cerrah ve İstanbul Belediye Başkanı olarak ülkemize hizmet etti ve birçok değerli cerrah yetiştirdi. Vefat ettiği yıl olan 1958’de, adı Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’na verildi.

Kanser şüphesi taşıyan doku tek parça halinde çıkarılmalıdır. Böylelikle yaranın enfeksiyon kapması veya kanserin parçalanarak başka dokulara sıçraması engellenebilir” gibi bu dönemde getirilen katı kurallar cerrahi öncesi biyopsiyi engellemiştir. Fakat sonraları bu görüşün yanlış olduğu anlaşılmış ve tanı amaçlı cerrahi öncesi biyopsi rutin haline gelmiştir. Sona eren diğer bir eski uygulama, granüle etmek (doku onarımı) için cerrahi yaranın açık bırakılmasıdır. Ligatürlerin (cerrahi dikiş olarak bilinen bağlama ipi veya teli) kullanımı şimdilerde yaranın daha iyi iyileşmesini sağlamakta ve bu da enfeksiyon oranlarını düşürmektedir.

Uzman Danışman Hekimimiz
+90 506 535 48 26